Zemin Etüt Raporunun Önemi
1999 depremi sonrasında yaşanan can ve mal kayıplarına yanlış konutlaşmanın sebep olduğu görüldü. Burada yapılan kaçak yapılar, yanlış zeminlere, arazilere yapılan konutlar yıkılmış ve binlerce insan ölmüştü. 1999 depremi sonrasında çıkan Deprem Yönetmeliğine göre; yapıların yapılacağı arazi ve arsalarda zemin etüt çalışmaları yapılmalıdır. Bu çalışmalar neticesine göre ise arazinin hangi yapı türüne uygun olup olmadığı görülür.
Son zamanlarda gelişen inşaat sektörü ile inşaat teknolojisine de birçok yöntem kazandırıldı. Zemin etüt çalışması yapılan araziye son teknoloji ile konumlandırılan yapılar depreme karşı oldukça dayanıklı yapılar oluyor. Hangi arazinin hangi yapı türüne uygun olduğu belirlenip, proje çalışmaları bu doğrultuda gerçekleşiyor. Böylelikle çarpık kentleşme sorunu da ortadan kalkmış oluyor.
Zemin Etüdü Neden Yapılır
Bir arsaya ait yer altı tabakalarının durum, konum, jeolojik yapı türü, derinlik, kalınlık, yoğunluk, elektrik özdirenci, sismik hızı, ivme, yeraltı su derinliğini ve bu tabakaların geriye kalan dinamik parametrelerinin olası bir deprem karşısında göstereceği tepkiyi tespit etmek amacıyla yapılan çalışmaların tamamına zemin etüdü adı verilir.
Zemin etüdü, bahse konu olan alanın üzerine yapılacak yapılara ait tasarım aşamasında kullanılacak zemin bilgilerinin tespit edildiği; değişik katmanlarda yer alan toprak – taş türü, bölgenin deprem riski açısından risk derecesi, olası bir fay hattına olan uzaklığı gibi özelliklerin detaylı olarak yapılan incelemeler neticesinde inşaata elverişli olup olmadığı konusunda elde edilen bilgilerin bir araya getirildiği rapordur.
Zemin etüdü, özellikle zemin cinsi kapsamında çeşitli yöntemlerle yapılır. Bahse konu yöntemler arasında öne çıkanlar; sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, gravite, radyoaktivite olarak sıralanabilmektedir.
Zemin etüdü raporu, zemin üzerine yapılacak inşaatın projelendirilmesi aşamasında hayati bir öneme sahiptir. Bu rapor, deprem sırasında oluşan yüklerin etkisini önceden ön görerek, inşa edilen yapının bu yükleri taşıyabilecek malzeme ve kesitlerden inşa edilmesine rehber olur.
Özellikle imara yeni açılacak bölgelerde, geniş alanların sismik mikro bölgelendirme haritalarının hazırlanması (yer seçimi gibi) ve yapılacak zemin etüdlerinde, kurallara uygun, doğru bir zemin etüdü çalışması, deprem bölgelerinde hasarın asgari düzeye inmesi açısından gereklilik arz etmektedir.

Zemin Etüdünde Saptanan Parametreler
- Sismik kayma dalgası, (Vs) ve sıkışma dalgası, (Vp), (Zemin Hakim periyodunu, katman sıklığını, elastik parametreleri, katman konumlarını ve zeminin deprem şiddeti arttırma özelliklerini saptamak için)
- Zemin ivme spektrum katsayıları (Tb-Ta) (Deprem yükü azaltma katsayısı saptanması için.)
- Zemin Hakim Periyodu (Zemin hakim periyodu ile bina öz periyodunun rezonansa girmemesi için.)
- Olası bir depremde inşaat zemininde oluşabilecek deprem ivmesi.
- Zemin emniyet gerilmesi. (Zemin deformasyonunu önlemek ve deprem yatay yükünü optimum seviyede tutmak için.)
- Yer altı suyu seviyesi. (Deprem şiddetini arttırır, zemin emniyet gerilmesi indirgenmesi ve sıvılaşma potansiyeli irdelemesi için.)
- Dinamik Elastik Parametreler. (Kayma ve Elastisite Modülleri, Poisson Oranı) (Zeminin makaslanma, katılık, gözeneklilik, suya doygunluk ve dinamik deformasyona, oturmaya karşı direncinin tespiti için.)
- Yerel zemin sınıflaması. (Zemin türü ve ilgili parametrelerin oto kontrolü için.)